00Kısaca
Frank Elderson, COP17’de düzenlenen Finance and Biodiversity Day oturumunu açtı.[1]
ECB’nin analizine göre euro bölgesindeki şirketlerin yüzde 72’si en az bir ekosistem hizmetine bağımlı.[1]
ECB, euro bölgesindeki kurumsal kredilerin yüzde 75’inin en az bir ekosistem hizmetine çok bağımlı şirketlere gittiğini söylüyor.[1]
Araştırmaya göre 100 yılda bir görülebilecek bir kuraklık olayı, euro bölgesi ekonomik çıktısının yüzde 24’üne kadarını riske atabilir.[1]
AB Komisyonu’nun tahminine göre PFAS kirliliği 2050’ye kadar sürerse toplumsal maliyet 440 milyar avroya çıkabilir.[1]
01Ne diyor
ECB Başkan Yardımcısı Frank Elderson, COP17’deki Finance and Biodiversity Day oturumunu açarken, doğa için artık sadece konuşmanın yetmediğini, uygulamaya geçilmesi gerektiğini söyledi. Ona göre hedeflerden somut adımlara, farkındalıktan yatırıma geçmek gerekiyor.[1]
Elderson, doğayı korumak ve yenilemenin bir harcama değil, yatırım olduğunu vurguladı. Bu yatırımı da ekonomilerin dayandığı doğal sermayeye, dayanıklılığa ve gelecekteki refaha yapılan yatırım olarak tanımladı.[1]
Konuşmada su, seller ve kirlilik öne çıktı. ECB’ye göre kuraklık, taşkın ve kirli su; üretimi, tedarik zincirlerini, maliyetleri ve sonunda finansal sistemi etkileyebiliyor.[1]
02Kimi etkiliyor
ECB’nin anlattığı tabloya göre doğa riskleri yalnız çevreyle sınırlı değil; şirketleri, bankaları ve euro bölgesi ekonomisini etkileyebilir. Özellikle tarım, imalat ve enerji gibi suya ve ekosistem hizmetlerine bağlı sektörler öne çıkıyor.[1]
Kuraklık, seller ve su kirliliği doğrudan işletmelerin maliyetini artırabilir. ECB, bu etkilerin şirket bilançolarından finansal sisteme kadar yayılabileceğini söylüyor.[1]
03Ne zaman
04Belgede olmayanlar
Kaynaklar
- [1]Avrupa Merkez Bankası (ECB)Frank Elderson: Taking action for nature – investing in economic resilience and prosperity





